3 Haziran 2009 Çarşamba

ADA TURU

sırasıyla,ilk resim akvaryumda
tuttuğum kefal...Merhum 41 cm...

Ayazma dedikleri,çok revaçta olan
plaj...

Aslında Akvaryum diyorlar ama
gerçek adını hatırlarsam ilave edeceğim...


Bakmayın öyle tenha olduğuna...
Belki sezon sonuydu...Ama bu yat-
ların arasından epey zargana almıştım...



Denize gidelim deyince,hangi denize demiyorlarmı?İfrit oluyorum bu söze...Be birader zaten adadayız,her tarafımız deniz.Ama hak veriyorum sonra...Deniz olmasına deniz dee.Suyunun tuz oranını falan kastetmiyoruz Hangi koy veya nerede denize girilecek?işteokastedilen...İskeledeki,yatların bağlı olduğu deniz amatörlerin olduğu kadar ustalarında balık tuttukları yer mesela.Oturursun adam gibi,atarsın oltayı,üstüne üstlük bir de çay söylersin,kısmetini beklersin işte...-alttaki resim----Kimisi Akvaryum'a gider...Biraz uzaktır ama ince kumlarıyla,kuytu oluşuyla,dibinin berraklığıyla,hem denize girer hemde kefalleri tutarsın burada-alttan ikinci resim-.Ama yok burası kalabalık dersen koy mu yok?Devam edersin yola,Asfalttan kıyıları gözleyerek Ayazma yoluna devam edersin...Burası Adana kebap,ve diğer yemek çeşitlerinin sergilendiği,onlarca lokantanın işgaline uğramış,uzunca sahili olan bir yerdir...Turlar,özel arabalar hep buraya gelir...Nisbeten bakımlıdır ama ortalığa hakim olan koku lokantalardan gelen kokudur... Kumlara serilmiş yüzlerce şezlong ve şemsiyesi,oturur oturmaz tepenizde beliren şezlong parasını tahsile memur adam eğer keyfini kaçırmıyorsa kalırsınız-üstten ikinci resim-.Ama daha ileri giderseniz bu sahilin devamı ağaçlar altında çadır kurmuş çizgili pijamasıyla piknik yapanların tercih ettiği bir sahildir...Denizini bilmem ama deniz dibindeki kumun aniden çökmesi,ayağınızın altında koca bir çukur açılmasına razıysanız mesele yok.Az ileride kooperatif evleri,bakımlı,temiz görünümüyle dikkat çeker...Belki daha ilerisi düşüncesi gelirse aklınıza Baklataş dedikleri yer gelir.Bir apartman büyüklüğündeki üzeri düz fakat kaygan bu yerde balık da tutabilirsiniz.Ama buraya gitmek için bir bilenin mutlaka yardımına ihtiyacınız vardır...
İskeleden başlayan,Jandarmanın oradan geçerek başlattığınız geziye devam etmek isterseniz Ankey'in önünden geçer,benim evi sağa alarak dooğru ormanın içinden Polante fenerine veya rüzgar trübünlerine ulaşırsınız...Burada denize girilmez derler nitekim ben de girmedim ama balık tutulurmuş burada da...Artık yol kıyıdan gitmez buralarda...Kim bilir burası da kıyıdan yola kavuşur günün birinde?Bu deniz uluslar arası denizdir Gelen geçen gemiler hangi rotayı izler bilemem ama plaj falanda yoktur bu sahilde hem.Kayalıktır yani... Uzaktan seyir ile yetinirde yola devam ederseniz yer yer kamışlığın bulunduğu araziden geçer ve bu kez de çanakkaleye nazır bir plaj bulursunuz.Bu kadar ince,avuçlarından hemen kayan kum yalnız buradadır...Denize de girilir...Ama genelde burada deniz dalgalıysa Ayazmadan,Ayazma dalgalıysa buradan denize girilir.Arabayla geldiyseniz gerisingeri döner yola çıkarsınız.Her biri alımlı güzel villaların-yasadaki kılıfına göre göre bağ evlerinin-arasından geçer Emlak Konutun yaptığı o acaip evlerin önünden tekrar iskeleye varırsınız...
Ben her akşamüstü ekmeğimi,azığımı ve de jandarma çeşmesinden suyumu almak için iskeleye gelir,dediğim yerleri dolaşmaya çıkmış arabaları görürüm yolda…Artık turlarını tamamlamış iskelediki lokantalara gidiyorlardır…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder