
Demiştim mi bilmiyorum ,ama şu bir gerçek ki yaşamımda tesadüflerin yeri var ...
Bu gün Yorgo'yu anlatacağım.Sakın onu Rum falan zannetmeyin...Bayram esas adı O'nun...Yaz aylarında iskele yakınlarında lokma yapar satar.Sulu olmayan bir gevezeliği vardır.Büyük bez afişin üstündeki Lokmacı Yorgo yazısı uzaktan bile görünür.Akşamları pırıl pırıl yanan ışıkların altındapişirmesini, nereden öğrendiğini bilmediğim lokmaları sıcak sıcak satar isteyenlere...Akşamüstü balığa gelmiştim iskeleye...Beyazlar giymiş bir adam güleç yüzüyle,Ankara'dan mısınız? diye sormuştu.Nereden anladığını sorduğumda,plakadan dedi...Ben de Ankara'danım da...sevinip konuşmayı ilerlettim Bende adaya geldiğim senelerden ve tanıdıklarımdan bahsettim bir solukta...Çoğunu tanıyordu.Sonunda Mete'yi de tanıdığını söyledi.Ankarada pastane çalıştırdığını o sıralar tanıştığını söyledi Mete'yle...Ve hatta benim bekar evine de bir kaç kere geldiğini,evin cebecide olduğunu söyleyince şaşırmak ne kelime?Afalladım...O beni zaten uzaktan tanımış ve sinsice sorular sorararak işletmiş meğer...Hatta dedi kaç kere senin evde oturup içmiştik...pes be birader söylesene şunu önceden dedim...Adada lokma yapıp satıyormuş,satışları etkilesin diye de Yorgo adını kullanıyormuş... Artık her balığa inişimde yanına uğruyor,eskilerden konuşuyorduk...Lokmanın nasıl yapıldığını yakından izliyordum bu arada...O koca derin kapta kızan yağa usturupla koyduğu küçük lokmalartornadan çıkmış gibi yağda dans ediyor,bilahare kepçeyle şerbete atılıyordu...Her akşam el ayak çekilene kadar çalışmanın sonu genelde 200 YTL civarında bir para kalıyordu eline...
En son Yorgo Bayram'ı geçen sene uğurladım adadan...Ertesi yıl yine beraber olma ümidiyle...Ama gelmedi...Hala boş durur tabelasını astığı yer,ben de her seferinde bakarım o boş yere...
Bu gün Yorgo'yu anlatacağım.Sakın onu Rum falan zannetmeyin...Bayram esas adı O'nun...Yaz aylarında iskele yakınlarında lokma yapar satar.Sulu olmayan bir gevezeliği vardır.Büyük bez afişin üstündeki Lokmacı Yorgo yazısı uzaktan bile görünür.Akşamları pırıl pırıl yanan ışıkların altındapişirmesini, nereden öğrendiğini bilmediğim lokmaları sıcak sıcak satar isteyenlere...Akşamüstü balığa gelmiştim iskeleye...Beyazlar giymiş bir adam güleç yüzüyle,Ankara'dan mısınız? diye sormuştu.Nereden anladığını sorduğumda,plakadan dedi...Ben de Ankara'danım da...sevinip konuşmayı ilerlettim Bende adaya geldiğim senelerden ve tanıdıklarımdan bahsettim bir solukta...Çoğunu tanıyordu.Sonunda Mete'yi de tanıdığını söyledi.Ankarada pastane çalıştırdığını o sıralar tanıştığını söyledi Mete'yle...Ve hatta benim bekar evine de bir kaç kere geldiğini,evin cebecide olduğunu söyleyince şaşırmak ne kelime?Afalladım...O beni zaten uzaktan tanımış ve sinsice sorular sorararak işletmiş meğer...Hatta dedi kaç kere senin evde oturup içmiştik...pes be birader söylesene şunu önceden dedim...Adada lokma yapıp satıyormuş,satışları etkilesin diye de Yorgo adını kullanıyormuş... Artık her balığa inişimde yanına uğruyor,eskilerden konuşuyorduk...Lokmanın nasıl yapıldığını yakından izliyordum bu arada...O koca derin kapta kızan yağa usturupla koyduğu küçük lokmalartornadan çıkmış gibi yağda dans ediyor,bilahare kepçeyle şerbete atılıyordu...Her akşam el ayak çekilene kadar çalışmanın sonu genelde 200 YTL civarında bir para kalıyordu eline...
En son Yorgo Bayram'ı geçen sene uğurladım adadan...Ertesi yıl yine beraber olma ümidiyle...Ama gelmedi...Hala boş durur tabelasını astığı yer,ben de her seferinde bakarım o boş yere...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder